Kamp Alanları

Sonbaharın En Güzel Tonlarını Yakalayacağınız 5 Alternatif Kamp Rotası

Yedigöller ve Abant'ın kalabalığından sıkılanlar için en iyi alternatif sonbahar kamp rotaları. Yenice Ormanları, Borçka Karagöl, Domaniç Dağları, Pürenli Yaylası ve Küre Dağları kamp rehberi.

Kasım ayının o hafif üşüten rüzgarı yüzünüze çarptığında, içinizdeki kampçı uyanır. Yazın o kavurucu sıcağı ve kalabalığı bitmiş, doğa yavaş yavaş uykuya dalmadan önceki son ve en muazzam gösterisini sunmaya başlamıştır. Ormanlar adeta devasa bir ressamın paletine döner; yeşiller sarıya, sarılar kızıla ve kahverengiye çalar. Bu görsel şöleni izlemenin en güzel yolu, o yaprakların üzerine bir çadır kurmak ve sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp, kamp çaydanlığından yükselen buharı izlemektir.

Ancak günümüzde sonbahar kampı denince herkesin aklına sadece Bolu’daki Yedigöller veya Abant gelir. Sonuç? Hafta sonları kilometrelerce uzayan trafik kuyrukları, adım atılmayacak kadar kalabalık göl kenarları ve kaybolan huzur. Oysa Anadolu coğrafyası, sonbaharı iliklerinize kadar hissedeceğiniz, bakir kalmış ve hala sırrını koruyan devasa orman denizleriyle doludur. Bu rehberde, mangal dumanlarının ve bluetooth hoparlörlerin arasından sıyrılıp; Kastamonu’nun vahşi kanyonlarından Karabük’ün anıt ağaçlarına, Artvin’in sisli göllerinden Domaniç’in tarihi [1] patikalarına doğru yola çıkıyoruz. Çadırınızın tentesine düşen sarı yaprakların sesini dinlemeye hazırsanız, alternatif rotalarımız başlıyor.

1. Bir “Orman Denizi”nde Kaybolmak: Yenice Ormanları (Karabük)

Yedigöller’in o popüler gölgelerinden sıyrılıp biraz daha doğuya, Karabük’e doğru ilerlediğinizde, karşınıza Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından acil olarak korunması gereken 100 sıcak noktadan biri seçilen Yenice Ormanları çıkar. Burası “Orman Denizi” olarak anılır çünkü ufka baktığınızda ağaçlardan başka hiçbir şey göremezsiniz. Çapı metrelere varan anıt ağaçlar, vadilerin içine gizlenmiş şelaleler ve sonbaharda kızıla boyanan yapraklarıyla Yenice, Türkiye’de sonbaharın tartışmasız gerçek başkentidir.

Kamp ve Doğa Deneyimi: Eğriova Göleti çevresi veya Şeker Kanyonu’nun derinlikleri çadırınızı kurmak için muazzam noktalardır. Sabah uyandığınızda göletin üzerinden kalkan sis tabakası ve suya yansıyan o kırmızı-sarı orman silüeti, size bir masalın içindeymişsiniz hissi verir. Yenice Ormanları, yürüyüş ve dağ bisikleti tutkunları için yüzlerce kilometrelik işaretlenmiş patikalara sahiptir. Çadırınızdan çıkıp o devasa kayın ve meşe ağaçlarının arasında yürürken, ayaklarınızın altında ezilen yaprakların çıkardığı o “hışır hışır” sesten başka bir şey duymazsınız.

Lezzet Molası: Yenice’nin ormanları sonbaharda mantar cennetine dönüşür (ancak uzman değilseniz asla doğadan mantar toplayıp yemeyin!). Kampınıza geçmeden önce Safranbolu veya Karabük merkezden yöresel Kuyu Kebabı malzemelerinizi veya Safranbolu’nun o meşhur Bükme pidesini alarak, akşam kamp ateşinizin kenarında çayınızla birlikte efsanevi bir orman ziyafeti çekebilirsiniz.

Yenice Ormanları (Karabük)
Yenice Ormanları (Karabük)

2. Sislerin İçindeki Ayna: Borçka Karagöl (Artvin)

Karadeniz her mevsim güzeldir ama sonbaharda Artvin’in o dik yamaçlarındaki ormanlar adeta yanmaya başlar. Borçka Karagöl, yüksek dağların arasında gizlenmiş, rüzgar almadığı için yüzeyi devasa bir ayna gibi pürüzsüz olan efsanevi bir heyelan set gölüdür. Yedigöller’in kalabalığından sıkılan ve Karadeniz’in o melankolik, sisli sonbaharını arayanlar için burası bir hac noktasıdır.

Kamp ve Doğa Deneyimi: Gölün kendi ekosistemini korumak için suyun hemen dibine çadır kurmak yasaklanmış olsa da, gölün çok yakınındaki belirlenmiş kamp alanlarında veya ormanın iç kısımlarında çadırınızı kurabilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde gölün üzerine çöken o yoğun sisin yavaş yavaş dağılmasını ve etraftaki çam, kestane ve gürgen ağaçlarının sarı-kırmızı renklerinin suya yansımasını izlemek, bir fotoğrafçının en büyük rüyasıdır. Gece çadırda uyurken dışarıda çiseleyen yağmurun sesi, dünyanın en güzel ninnisi gibidir.

Lezzet Molası: Artvin’de sonbahar kampı yapıyorsanız, menünüz Karadeniz’in ruhuna uygun olmalıdır. Kamp ocağınızda sadece çay değil, mutlaka yöresel mısır unu ve hakiki tereyağı ile Kuymak (Mıhlama) yapmalısınız. Ayrıca ormanda yürüyüş yaparken bulabileceğiniz veya köylülerden alacağınız iri Kafkas kestanelerini akşam kamp ateşinin közlerine gömüp, köz kokulu kestane yemek sonbaharın en büyük ödülüdür.

Borçka Karagöl (Artvin)
Borçka Karagöl (Artvin)

3. Tarihin ve Rüzgarın Patikası: Domaniç Dağları (Kütahya / Bursa Sınırı)

Osmanlı İmparatorluğu’nun kurulduğu topraklar, sadece tarihiyle değil, coğrafyasıyla da insanı büyüler. Kayı boyunun yazlık ve kışlık yurtları arasında göç ederken aştığı Domaniç Dağları, İnegöl ile Kütahya arasında uzanan, sonbaharda adeta alev alev yanan devasa bir kayın ormanıdır. Burası o kadar sessiz ve bakirdir ki, Yedigöller’in o gürültülü ortamından sonra burada kulaklarınız çınlayabilir.

Kamp ve Doğa Deneyimi: Domaniç Dağları’nın zirvelerine doğru uzanan Kocayayla veya Çatalalıç mevkileri, vahşi kamp için kusursuz düzlükler sunar. Uçsuz bucaksız kayın ormanlarının yaprakları Kasım ayında tamamen kızıla döner ve toprak, kırmızı bir halıyla kaplanır. Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana’nın da yürüdüğü bu topraklarda yürüyüş yapmak, sadece doğayla değil, tarihle de bağ kurmanızı sağlar. Sabahları vadi tabanlarına çöken bulut denizine tepeden bakmak, bu rotanın en çarpıcı manzarasıdır.

Lezzet Molası: Bölge tamamen Yörük kültürüyle harmanlanmıştır. Kampa çıkmadan önce köylerden geçip, köy odun fırınlarından çıkan taze ekmekleri, yöresel tarhanayı ve el yapımı gözlemeleri stoklamalısınız. Domaniç’in o serin sonbahar akşamlarında, kamp ateşinde pişireceğiniz sucuk veya yavaş yavaş kaynayan sıcak bir tarhana çorbası, sizi Osmanlı akıncıları gibi hissettirecektir.

Domaniç Dağları (Kütahya / Bursa Sınırı)
Domaniç Dağları (Kütahya / Bursa Sınırı)

4. Tablonun İçinde Uyumak: Pürenli Yaylası (Düzce)

İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlere çok yakın olmasına rağmen, Abant’ın aksine popüler kültürün radarından kaçmayı başarmış gizli bir İsviçre Alpleri simülasyonudur Pürenli. Yaklaşık 1400 metre rakımda, etrafı tamamen sararmış çam ve kayın ağaçlarıyla çevrili, ortasında küçük bir göletin bulunduğu, sadece ahşap yayla evlerinin süslediği bir masal diyarıdır.

Kamp ve Doğa Deneyimi: Pürenli Yaylası’nda hiçbir tesis, elektrik veya tuvalet yoktur. Burası tamamen vahşi (wild) kamp alanıdır ve doğayla baş başa kalmak isteyenler içindir. Çadırınızı göletin etrafındaki düzlüklere veya ahşap evlerin arkasındaki çayırlara kurabilirsiniz. Sonbaharda yaylada sadece kızıl yaprakların rengi değil, aynı zamanda bölgedeki yaban hayatının (özellikle geyiklerin üreme dönemindeki o tok seslerinin) yankıları da sizi karşılar. İzolasyonun ve sonbahar sessizliğinin vücut bulmuş halidir.

Lezzet Molası: Tesis olmadığı için tüm lojistiği kendiniz sağlamalısınız. Düzce merkezden veya Gölyaka’dan geçerken alacağınız kaliteli etleri, kamp ateşinizin üzerine kuracağınız bir döküm tavada mühürleyerek pişirmek buranın hakkını vermektir. Ayrıca Düzce’nin meşhur fındıklarından cebinize doldurup, ateş başında kahvenizle birlikte tüketmek harika bir atıştırmalık olacaktır.

Pürenli Yaylası (Düzce)
Pürenli Yaylası (Düzce)

5. Vahşi Doğanın Kalbi: Küre Dağları ve Valla Kanyonu (Kastamonu)

Sonbaharı sadece göl kenarında sarı yaprak izlemek olarak görmeyen, biraz daha macera, devasa kanyonlar ve uçurumlar arayan kampçılar için istikamet Küre Dağları Milli Parkı’dır. Kastamonu ve Bartın sınırlarına yayılan bu devasa ekosistem, dünyanın en derin ikinci kanyonu olan Valla Kanyonu’na ve muazzam Ilıca Şelalesi’ne ev sahipliği yapar.

Kamp ve Doğa Deneyimi: Milli park sınırları içindeki belirlenmiş kamp alanlarında (örneğin Ilıca Şelalesi çevresinde veya Valla Kanyonu seyir teraslarına yakın orman açıklıklarında) çadırınızı kurabilirsiniz. Küre Dağları’nın bitki örtüsü çok zengindir; sonbaharda kanyonun yüzlerce metre derinliğine baktığınızda, yeşilden kızıla doğru inen bir renk katmanlanması görürsünüz. Etraftaki mağaraları (Ilgarini Mağarası) keşfetmek, şelalelerin o coşkun sesini dinlemek ve kanyonun uçurumlarında doğanın vahşiliğine şahit olmak, adrenalin ve romantizmi birleştiren bir kamp deneyimidir.

Lezzet Molası: Kastamonu gastronomisi dillere destandır. Kampa girmeden önce Azdavay veya Pınarbaşı ilçelerinde durup, o meşhur Pastırmalı Ekmek‘ten (Etli Ekmek) paket yaptırmadan dağa çıkmak büyük bir hatadır. Kampta çayınızı demlerken bu odun ateşinde pişmiş pastırmalı ekmeği ateşin kenarında ısıtıp yemek, Kastamonu’nun o sert ve vahşi sonbahar rüzgarına karşı içinizi sıcacık yapacaktır.

Küre Dağları ve Valla Kanyonu (Kastamonu)
Küre Dağları ve Valla Kanyonu (Kastamonu)

Son Söz: Sonbahar Beklemez, Yapraklar Düşer

Yedigöller ve Abant’ın kalabalığı, doğanın bir suçu değil; hepimizin aynı anda aynı güzelliği görmek istemesinin bir sonucudur. Ancak gerçek bir kampçı, sürüden ayrılmayı bilen kişidir. Sonbahar, kamp takviminin en kısa ama en şatafatlı dönemidir. Sadece 3-4 hafta süren bu renk cümbüşü, ilk sert Kasım rüzgarıyla birlikte dallardan kopup toprağa karışır ve ormanlar o gri kış uykusuna dalar.

Kış gelmeden, o yapraklar çürümeden ve hava tamamen buza kesmeden çantanızı hazırlayın. Çadırınızın tentesine düşen sarı yaprakları temizlemeyin; bırakın doğa size kendi renkleriyle kamuflaj yapsın.

Huzurunuz bol, ateşiniz harlı olsun.

Sonbahar Alternatif Kamp Rotası Sıkça Sorulan Sorular

Sonbahar kampında üşümemek için uyku tulumu derecesi ne olmalı?

Sonbahar aylarında (Ekim-Kasım) yüksek rakımlı ormanlarda ve yaylalarda gece sıcaklıkları aniden 0 dereceye veya eksilere düşebilir. Bu nedenle “Yazlık” (+15 derece) tulumlar felaketiniz olur. Comfort (Konfor) değeri en az 0 ile -5 derece arasında olan, kaliteli bir 3 veya 4 mevsim uyku tulumu kullanmanız hayati önem taşır.

Yenice Ormanları veya Pürenli Yaylası'nda telefon çekiyor mu?

Alternatif ve bakir rotaların en büyük özelliği medeniyetten uzak olmalarıdır. Yenice’nin derin vadilerinde ve Pürenli Yaylası’nın büyük bir kısmında cep telefonu sinyali yoktur. Bu bölgelere gitmeden önce çevrimdışı haritalarınızı (GPS) indirmeli ve yakınlarınıza kamp atacağınız tam lokasyonu önceden bildirmelisiniz.

Sonbaharda ormanlarda yaban domuzu tehlikesi artar mı?

Sonbahar, yaban hayvanlarının kış uykusuna veya kış şartlarına hazırlanmak için yoğun yiyecek (palamut, kestane, mantar) aradığı dönemdir. Domuzlar çok sık görülür ancak insanlara saldırmazlar. Çadırınızın etrafında gece yiyecek bırakmaz, çöplerinizi ağzı kapalı şekilde ağaca asarsanız, domuzlar sadece toprağı eşeleyip yollarına devam ederler.

Islak sonbahar yapraklarının üzerinde ateş yakmak güvenli mi?

Görünüşte ıslak olsalar da, sonbahar yaprakları çok iyi birer yakıttır ve alt kısımları kuru kalmış olabilir. Yere doğrudan ateş yakmak, toprak altındaki köklerin için için yanmasına (örtü yangınına) sebep olabilir. Ateş yakacağınız alanın toprağını yapraklardan tamamen arındırmalı, etrafını taşlarla çevirmeli veya en güvenlisi ayaklı bir “Ateş Kutusu/Kasesi” kullanmalısınız.

Karagöl (Borçka) gibi koruma alanlarında tuvalet/su imkanı var mı?

Borçka Karagöl ve Küre Dağları Milli Parkı gibi statüye sahip yerlerin giriş bölgelerinde ve belirlenmiş kamp/mesire alanlarında temizlik suyu ve tuvalet imkanı bulunur. Ancak Pürenli Yaylası veya Domaniç’in vahşi kısımlarında hiçbir tesis yoktur; kendi suyunuzu taşımalı ve doğada iz bırakmama (Kedi Çukuru) kurallarına göre ihtiyacınızı gidermelisiniz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu